Önsöz

Hölderlin
Hölderlin
Seyyahların Gözünden Çanakkale, oldukça iddialı, ama aynı zamanda çok çetin bir konu. Çünkü Çanakkale ve yöresi, tarihöncesi dönemden günümüze kadar dünya tarih, kültür ve edebiyatını belirleyen, ona şekil veren olaylara şahitlik etmiştir. Böylesi bir araştırmaya başlarken verilmesi gereken en zor karar, bölgeye gelen seyyahların hangi ana konu ve hangi dönem içinde ele alınacak olmasıydı.

Şimdiye kadar yapılan araştırmalar tarandığında, sadece Çanakkale için değil, aynı zamanda Ege, hatta Akdeniz bölgesi için en önemli çıkış noktasının bir kent ve onun destanı olduğu anlaşılmaktaydı:

Troya ve Homeros Destanları.

Ege bölgesinde, adalar ya da boğazlarda seyahat eden neredeyse herkes, Troya ve onun öyküsüne kaynaklık etmiş coğrafyadan söz etmektedir. Bu nedenle seçim yapmak oldukça zordu. Başlangıç noktası olarak o “sonsuz kenti” seçtim. 1103 yılından 1913 yılına kadar, 800 yılı aşan bir dönemde Çanakkale'nin sularında ve topraklarında iz bırakan seyyahlardan bir seçki oluşturdum.

Bu yapılırken aynı zamanda kenti ön plana çıkartan anılar ve anekdotlara da yer vermeye çalıştım. Öncelikle Çanakkale ile ilgili daha önce Türkçesi yayımlanmış tüm eserler gözden geçirildi ve mutlaka daha önce yapılan çeviri kullanıldı. Bunun dışında İngilizce, Almanca, Hollandaca ve Fransızca metinlerden (özellikle son ikisinde yardım alarak) seçilen bölümler Türkçeye çevrildi.

800 yılı aşan söz konusu bu dönemde özellikle öne çıkan konuları şöylece sıralayabiliriz:
- Bozcaada'dan itibaren boğaza doğru, Troya ve destanların mutlaka her seyyahın anılarında yer bulması.
- Çanakkale Boğazı'ndaki akıntılar ve rüzgârların, deniz yolculuğunun en belirleyici unsuru olması.
- Osmanlı topraklarındaki Türk algısının, Fatih Sultan Mehmet öncesi (Fetih) ve sonrası nasıl şekil aldığının ve değiştiğinin belirgin bir şekilde izlenebilmesi.
- Grek kültürü hayranlığı olarak adlandırabileceğimiz Philhellenist duyguların, Avrupalı ruhunda özellikle 17. yüzyıldan itibaren nasıl ön plana çıktığı.
- Çanakkale bölgesindeki eski eserlerin, söz konusu Philhellenist hayranlık duygularıyla nasıl pervasızca çalınarak yurt dışına götürüldüğü ve bunun ne zaman başladığı.
- Antik dönem yapılarına ait kalıntıların, başka yapılarda kullanılmak amacıyla nasıl devşirme malzeme şeklinde bölgeden taşındığı.
- Türklerin Avrupa'ya ilk geçtikleri yer olan Çardak ve Gelibolu bölgesiyle ilgili öykü ve menkıbelerin, Avrupalı bakış açısıyla anlatılması.
- Çanakkale bölgesindeki etnik yapının yıllara göre nasıl şekillendiği ve değiştiği.
- Yer isimlerinde ısrarla bazı eski isimlerin kullanılmış olması. Özellikle bu konu nedeniyle çevirilerde, yerlerin modern isimlerinin yanına seyyahın kullandığı isim parantez içinde belirtilmiştir.

Söz konusu çalışmanın farklı aşamalarında destek ve yardımları olan kişilere teşekkürü borç bilirim. Çevirilerde Wendy Rigter'in, metinlerin düzeltmelerinde Hüdai Süha Can'ın, hazırlanmasında Fecri Polat'ın, kitabın mizanpajında ise Hakan Yeleş'in yardım ve katkıları olmadan bu eser bitirilemezdi. Ancak tüm bunların ötesinde, kitabın basılmasını sağlayan Murat Kıray'a çok teşekkür ederim.

Rüstem ASLAN


Prof. Dr. Rüstem ASLAN
İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi Prehistorya Anabilim Dalı’ndan mezun oldu.

1988 yılında Prof. Dr. M. Osman Korfmann’ın başlattığı yeni dönem Troya kazılarına öğrenci olarak katıldı. Lisans sonrasında Tübingen Üniversitesi’nde (Almanya) Prof. Korfmann’ın yanında Troya ve Troas konusunda yüksek lisans ve doktora çalışması yaptı. 1988 yılından itibaren Anadolu’nun farklı bölgelerindeki (Tekirdağ, Urfa, Diyarbakır) arkeolojik çalışmalarının yanı sıra, aralıksız bir şekilde Troya kazılarına katıldı. 2005’te Prof. Korfmann’ın ölümü sonrasında Troya Kazı eşbaşkanlığını yaptı. 2013 yılından itibaren Troya Kazı başkanlığını yürütmektedir.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nde öğretim üyesi olan Prof. Rüstem Aslan’ın Troya ve Troas konulu Türkçe, İngilizce, Almanca çok sayıda kitap ve makalesinin yanı sıra, İngilizce ve Almanca’dan çeviri kitapları da vardır.