
"Çanakkale dolaylarında Eski Truva bölgesinin merkezi olan İlion şehrine geldiğinde, bu şehrin tarihi kalıntılarını, diğer güzel eserlerini ve yerini seyir ve temaşa ederek denizden ve karadan taşıdığı önemi takdir etti.
Fatih hazretleri burada Achilleus, Ajax vesaire kahramanların gömülü bulundukları yerleri araştırmış, Homeros'un büyük sitayişiyle söz ettiği bu kişileri ve yaptıkları büyük hizmetleri hatırlayarak haklarında takdirkâr hislerini belirterek kendilerini methetmişlerdir. Padişah'ın başını sallayarak şu sözleri söylediği rivayet edilir: "Cenabı Hak, beni bu şehrin ve halkının müttefiki olarak bu zaman kadar sakladı ve korudu. Biz bu şehrin düşmanlarına galip geldik ve onların yurtlarını aldık. Burasını Makedonyalılar, Tesalyalılar ve Moralılar almışlardı. Bunların biz Asyalılara karşı defalarca yaptıkları kötü davranışların intikamını aradan birçok yıl geçmesine rağmen, onların ahfadından aldık..."
Diğer taraftan Marmara ve Karadeniz'i, dışardan gelecek saldırılardan, bilhassa da haydutça yapılan akınlardan korumak ve Avrupa ve Asya'yı birbirine bağlamak maksadıyla, Çanakkale Boğazı'nın her iki yönünde kuvvetli kaleler yapılmasına teşebbüs edip (acelece İstanbul Boğazı'nı dahi bu suretle takviye ve tahkim etmişti) bu konuda yetkili kişileri Boğaz'ın en dar ve süratli cereyan olan yerlerini incelemek ve tespit etmek üzere gönderdi. Bu uzmanlar Maydos ve Eleos arasındaki burun ile Asya sahilinde ve sekiz stadion (1511 metre) uzunluğunda devam eden Dardanya (Dardania) kıtasının arasını, Boğazın en deri olmak üzere keşif ve tayin edip incelemelerinin sonucunu Padişah hazretlerine arz ettiler.
Dardabya kıtasında eski bir burcun kalıntıları bulunmaktadır. Hükümdarlardan birinin bu burcun yakınından Boğaz'ı zincir ile kapamaya teşebbüs ettiği, fakat akıntının şiddeti yüzünden zincirin bükülüp kırıldığı ve kullanılmasının mümkün olmadığı söylenir.
Padişah hazretleri, Gelibolu ve Bolayır valisi, aynı zamanda donanma ve sahil komutanı Yakup Bey'i derhal çağırarak kalelerin acele yapılmasını ve buna ait diğer işlemlerin yerine getirilmesi emrini buyurduklarından, Yakup Bey de büyük masraflarla işe hemen başladı."