1474
Giovan Maria Angiolello

Giovan Maria Angiolello

Sesli Dinle

85 Troya Savaşı Konusundaki Rölyefler (1784, Aguste de Choiseul-Gouffier)
85 Troya Savaşı Konusundaki Rölyefler (1784, Aguste de Choiseul-Gouffier)
Italyan Giovan Maria Angiolello, 1468'de bir Venedik üssü olan Eğriboz'da Osmanlılara karşı savaşırken esir düşer. 1474 yılında Fatih'in sarayına iç oğlanı olarak alınır. Sarayda hazinedarlığa kadar yükselir ve Fatih'in bazı seferlerine bile katılır. Fatih'in ölümü sonrasında II. Beyazıt'ın hizmetine girse de, 1483'de ülkesi İtalya'ya kaçar ve Türk ve Osmanlı tarihini anlattığı eserlerini yazar. İşte bu eserlerinin ilki gezi anısından daha çok Osmanlıları Avrupalılara tanıtmayı amaçlayan tarih kitabı gibidir. Osmanlı İmparatorluğu'nun kontrolündeki bölgeleri ayrıntılı bir şekilde anlatır ve o dönemde İstanbul'da konuşulan, Türklerin soyunu Troyalılara bağlayan ilginç öykülere yer verir. Bu öyküde Türklerin "Troyalıların intikamını" nasıl aldığı anlatılmaktadır:

"Biga Sancağı; Truva buradadır ve boğaza kadar uzar. Burada birçok şato vardır ve her şeyden bolca olduğundan önemli bir sancaktır... Türklerin Truvalılar'ın soyundan geldiklerini söyleyenler ise şöyle derler: Truva'nın o korkunç yıkımından sonra, Truvalılar'ın bir bölümü Ponende, yani Antenore ve Enea'nın yolunu tutmuşlardır. Birçoğu da Asya'nın diğer bölgelerine gitmiş, içlerinden büyük bir kalabalık da, kadınları ve çocuklarıyla Kilikya ve Karaman bölgesine yerleşmişlerdir. Bundan haberdar olan Rumlar onları katletmek için karar alırlar. Bunu duyan Truvalılar çok korkarlar ve bir an önce o topraklardan kaçmaya karar verirler. Ama içlerinden adı Türk olan yaşlı bir adam bütün Truvalıları yanına toplayarak şu konuşmayı yapar: "Çok sevgili kardeşlerim, sanırım Rumların güçlü bir ordu ile bizi yok etmeye geldiklerini duyunca hepiniz korktunuz ve bizlerin bugün buralardan başka yerlere gitmesi gerektiğini düşünüyorsunuz. Analarımızın ve çocuklarımızın ayakları dünyayı dolaşmaktan artık yıpranmıştır. Buralara güçlüklerle geldik biz, aramızda birçok cesur erkek var. Oraya buraya dağılmaktansa ölmeyi tercih etmeye sizleri ikna etmek isterim. Ben aramızdan cesur, tedbirli ve karakterli birini seçip onu beyimiz yapmanın ve ona itaat etmenin gerekli olduğunu düşünüyorum. Sanki bölgemizin eskiden beri sahibiymişiz gibi. Böylece onun iyi yönetimi ve bizim birbirimize vereceğimiz nasihatler sayesinde zafer kazanacağız ve oraya buraya dağılmayacağız." Bu sözler bütün halkın hoşuna gider ve beyleri olarak da adı Türk olan bu yaşlı adamı seçerler. Beylerinin isminden dolayı da onlara Türkler denmiştir.
Rumlarla yapılan savaşın sonunda zaferi Türkler kazanır. Daha sonra tekrar birleşerek saldırırlar ve Rumlara büyük kayıplar verdirerek bütün Karaman'ı ele geçirirler. Karaman ülkesi de ismini bu yaşlı adamın oğullarından biri olan Karaman'dan almıştır. Sonraları burada yaşayan Türklerin bütün Asya'ya yayıldıkları veya bu Karaman'daki Türkleri'n, ya da onların soyundan tüm Asya'ya yayılan diğer Türkler'in soyundan da Osmanlıların geldikleri söylenmektedir."