1810
Lord Byron

Lord Byron

Sesli Dinle

Asıl adı George Gordon Byron (1788- 1824) olan ünlü şair, Londra'da soylu bir asker ailesinin oğlu olarak doğmuştur. İngiltere'nin en önemli kurumlarında eğitim alan Byron, ilk şiirlerini de Cambridge'deyken yazmıştır. İngiliz şiirinin en güçlü sesi olarak kabul edilen şair, aynı zamanda Romantizm akımının en önde gelen temsilcisi olarak kabul edilir. Byron 1809 yılında Yakın Doğu ve Güney Avrupa gezisine çıkar. İşte bu gezisi sırasında 1810 yılında 22 yaşında, antik dönemin en trajik aşk öykülerinden olan Hero ve Leander'in etkisiyle 9 Mayıs 1810 yılında Çanakkale Boğazı'nı yüzerek geçer. 1811 yılında döndüğü bu gezi sonrasında Childe Harold'un Haç Seyahati isimli eserini yayınlar. Şiirlerinde yoğun bir Hellen hayranlığı (Philhellenism) dikkat çekicidir. Daha sonraki yıllarda siyasi nedenlerde İngiltere'den ayrılan Byron, küçük ulusların ulusal direnişleri konusunda çalışır. Bu ilgi alanı Philhellenis (Helen hayranlığı) ile birleşince, 1823 yılında, Yunanlıların Osmanlılara karşı isyanında, bizzat Osmanlılara karşı savaşmak için Yunanistan'a giden Byron, orada yaşadıkları sonrasında hayal kırıklığına uğrar ve bu arada da ağır ateşli bir hastalık sonrasında 1823 yılında Atina'da ölür:

"9 Mayıs 1810'da Salsette firkateyni Çanakkale Boğazı'nda demirlemişti. Bu firkateynin teğmeni Ekenhaed ve bu dizelerin yazarı Avrupa kıyılarından Asya'ya, daha doğrusunu söylersek Abydos'tan Sestos'a yüzerek geçti. Tüm mesafe, demirlediğimiz yerden karşı kıyıya kadar, akıntının bizi sürüklediği mesafeyi de katarsak, firkateynin güvertesinden itibaren yukarı doğru dört İngiliz mesafesi kadar, gerçek genişliği bir daha az olsa da. Akıntı o kadar güçlü ki, hiçbir tekne doğrudan karşıya geçemez ve duruma göre bazı açılardan, tüm mesafe yaklaşık bir saat beş dakika kadar, diğerlerinde ise bu mesafe bir saat on dakika kadardı. Su, dağdaki karların erimesi nedeniyle çok soğuktu. Yaklaşık üç hafta önce Nisan ayında bir deneme yaptık ama Troas'daki tüm yolu atla aynı sabah gittik ve su buz gibi soğuktu. Biz de denemeyi firkateyn kalenin altına demir atıncaya kadar ertelemek zorunda kaldık. Yukarıda anlattığımız gibi boğazı yüzmeye başladığımızda Avrupa yakasından başlayarak önemli bir mesafeyi aşarak Asya kıyısına çıktık. Chevalier, Yahudi delikanlının aynı mesafeyi aşkı için yüzdüğünü belirtiyor ve Olivier ise bir Napolilinin de bunu başardığını söylüyor. Ama konsolosumuz Tarragona ise, bunların hiçbirini hatırlamıyordu ve bizi denememizden vazgeçirmeye çalıştı. Sassette'nin çok sayıdaki mürettebatı bunun çok büyük bir mesafe olduğunu biliyorlardı. Ancak beni şaşırtan tek şey ise, hiçbir seyyahın Leander öyküsünün ne kadar gerçek olduğunu, pratik bir uygulamayla denememiş olduğuydu.

Bu şiirler Sestos'dan Abydos'a yüzdükten sonra yazılmıştır:

Aralık ayının karanlığında,
Hiç gece olmasını istemeyen Leander,
(Hangi genç kız hatırlamaz ki bu öyküyü?)
Geniş Hellespont Boğazı'nda yüzdü geçti akıntıları!
Kış aylarının fırtınaları eserken
Hiçbir şeyden korkmadan yüzüp gitti hızla Hero'ya
Ve aktı o eski akıntılar
Adaletli Venüs! Ne kadar hüzün dolu her ikisi de!
Benim gibi modern adamcağızın biri olarak
Mayısın güzelliğinde
Hafifçe uzatıyorum kollarımı bacaklarımı
Ve bugün iyi bir iş başardığıma inanıyorum
Ama o, o şüpheli öyküye göre
hızla gidip geldikten sonra
sevgilisine – ve Lord biliyor olup bitenleri
Ve o aşk için yüzdü, ben ise zafer için:
Kimin en iyi olduğunu söylemek zor:
Hüzünlü ölümlüler, tanrılar size halen acı çektiriyor!
O aşkını kaybetti ben ise mutluluğumu;
O ölüp gitti, bense ise ateşler içinde"