1834
Alexander William Kinglake

Alexander William Kinglake

Sesli Dinle

Ajax Tümülüsünden Çanakkale Boğazı (1835, François Charles Pouqueville)
Ajax Tümülüsünden Çanakkale Boğazı (1835, François Charles Pouqueville)
İngiltere'nin en prestijli okullarında (Cambridge/Trinity College) eğitim gören A. W. Kinglake (1809-1891) hayatını gezi yazarı ve tarihçi olarak sürdürür. Toprak bütünlüğünün zayıflamaya başladığı dönemde Osmanlı topraklarına gelip, gezerek bilgi toplayan önemli resmi görevlerde bulunmuş oryantalist seyyah Alexander William Kinglake, 1844'te yazdığı Eothen adlı seyahatnamesinde, Türkler başta olmak üzere, dünyanın doğusu sayılan yerler hakkında abartılı ve kaba oryantalist metinler üretmiştir. Kinglake kitabında sadece gezilen görülen yerler hakkında bilgi vermekle kalmamış, o yerlerin "okunması" konusunda yorumlar yapmıştır. 1834-35 yılları arasında Osmanlı topraklarında yaptığı gezilerde yolu Çanakkale Bölgesi'ne de düşmüştür:

"Methley çabucak iyi oldu ve Truva'dan geçmeye karar verdik. Yoldaşımız kusursuz bir Grek'ti. Eşsiz belleği, klasik bilgileri, onlara özgün ve barbar bir hava verecek şekilde Yunan şiirinden çok zengin bir halk türküsüne yaraşan Gotik bir tarzda düzenlenmişti...

Ben de Homer'i seviyordum fakat bu sevgi bir bilginin ki kadar derin değildi. Kadınların en alçak gönüllüsü ve dindarı olan annem, ilk doğurduğu oğluna Watts'ın ilahilerini ve günlük duaları öğretmeyecek kadar gururluydu. Daha küçükken bana Homer Dede'yi ve şarkılarını sevmeyi ve onunla birlikte dolaşmayı öğretmişti...

Beni Truva ovalarına bu kadar büyük bir özlemle yönelten, okulda ve üniversitede öğrendiğim şeylerin anısı değil, çocukken büyük bir ciddiyet ve zevkle okuduğum şeylerdir.

Adamlarımız ve atlarımızdan ayrılarak Methley ile ben, düz bir ovada sessizce sürünerek akan, kenarları söğüt ağaçları ile sıralanmış bir çay boyunca başıboş yürümeye başladık. Yukarıda havada hiçbir kıpırtı yoktu. Tarlada çalışanların sesleri duyulmuyordu, etrafta hayat belirtisi yoktu. Dünya sanki üç bin yıldan beri bir Pazar gününün kurşun gibi ağır, kasvetli havası altında uyumuş, durgun ve ölüydü...

Pınarbaşı Köyü ve Ballıdağ (1835, François Charles Pouqueville)
Pınarbaşı Köyü ve Ballıdağ (1835, François Charles Pouqueville)

Tekrar atlarımıza bindik ve güneye, Truva ile Yunanlıların kamp kurduğu yer arasındaki düzlüğe doğru kıyıyı belirli bir uzaklıktan izleyerek ilerledik.

Dalmış mıydım, yoksa aklım Dardan ovalarından sevimli İngiltere'ye mi dönmüştü, yoksa İda'yı mı düşünüyordu? Yoksa arazi denizi görmeme engel mi oluyordu? Şimdi bilmiyorum, ne de üzerinde duruyorum fakat yavaş yavaş, sanki bir dalganın kabarışı ve inişi gibi, Yunanlıların gördüğü aynı deniz şimdi gözlerimin önündeydi ve beynime doğru akıyordu. Bir düşünün! Kuşatmanın dokuzuncu yılına kadar geçen zaman içinde o ölümsüz kıyılar, o değişmez ufuk, o kayalık adaların hayalleri, Yunanlı savaşçıların belleğine nasıl işlenmişti. Bir düşünün!"