1718
P

P. Angelicus Maria Myller

Sesli Dinle

Troya Olduğuna İnanılan Alexander Troas Harabeleri (1714, Cornelis de Bruyn)
Troya Olduğuna İnanılan Alexander Troas Harabeleri (1714, Cornelis de Bruyn)
P. Angelicus Maria Myller, "Ordens der Diener Unser Lieben Frauen, Bohmischer" emirindeki bir Alman keşişdir. 1718 yılında, Kudüs'e yaptığı hac yolculuğunda Ege adalarından geçer ve birçoğunda karaya çıkarak adalılarla konuşur. Bu gezi sırasında Bozcaada'da kalır ve o zaman Troya olduğuna inanılan Alexandria Troas'a ve Çanakkale Boğazı'na yolculuklar yapar. 1726 yılında Viyana ve Nurmberg'de "Peregrinus in Jerusalem" adıyla seyahat anılarını yayınlar. Bu çalışmanın diğer baskıları 1729 ve 1735 yıllarında yapılır. Teolojik arkaplanda, dönemin Grek kültürü hayranlığı oldukça belirgin bir şekilde görülmektedir:

"13 Temmuzda güneşin batışıyla Bozcaada'ya (Tenedos) ulaştık.
Bu ada Türklerin yönetimindeki adalardan biri, Türkler ve Grekler tarafından oturulmakta; uzunluğu 10, genişilği 5 Alman mili (yklş. 1500 mt R.A.) aynı isimli yerleşmesi var; Anadolu kıyısının yakınındaki Troya'dan yaklaşık 10 mil uzaklıkta ve Capo de Janizari'den (Yenişehir Burnu/Sigeon/ R.A.) çok uzak değil.

Eskiden ismi Leucophris imiş, Tenedos ismini ise, bir süre Troya kentinde yaşayan Eneni'nin oğlu Tenes'den almakta. Tenes ile ilgili yazılanlara göre, üvey annesi tarafından suçlanınca, babası onu öldürmek için denize atar. Ancak dalgalar onu kıyıya kadar taşır; hayatta kaldığı için ünlenir ve adaya ismi verilir. Ama daha sonra Tenes, Troya Savaşı'nda Akhilleus tarafından öldürülür. Arkada kalanlar onun ölümüne öylesine çok üzülürler ki, onun onuruna adada bir tapınak yaparlar.

Troya Savaşı sırasında Grekler Bozcaada (Tenedos) limanında uzun süre kalırlar; gemilerini burada saklarlar. Buradan giderek Troya kentine saldırırlar ve kenti feth ederler... Tenedos, Troya kralı Priamos ve Laomedon zamanında, çok ünlü ve zenginmiş. Ama çok daha sonraları da, sadece Troya Savaşı nedeniyle değil, Venedikliler ve Cenevizliler arasındaki çatışma nedeniyle çok ünlü olmuştur. 1655 yılında ada Venedikliler tarafından son kez alınır. Ancak Türkler kısa bir süre sonra burayı ele geçirmişlerdir. Halen ada onların yönetimindedir; onlar bu adaya Türkçe Boge adahlen ya da Bonchaadda (Bozcaada) demekteler. Adanın ortasında düz araziler var. Ancak limanın olduğu yer tepelerle çevrili; burada çok güzel şarap yapılıyor, bunun yanında çok farklı doğulu meyvalar da var.

Troya Olduğuna İnanılan Alexander Troas Harabeleri (1714, Cornelis de Bruyn)
Troya Olduğuna İnanılan Alexander Troas Harabeleri (1714, Cornelis de Bruyn)

14 temmuzda oldukça güçlü bir batı rüzgarı vardı. Gemi yolculuğu için çok uygun bu rüzgar nedeniyle rotamız Bozcaada (Tenedos)‘dan Anadolu, Küçük Asya'ya doğru yola çıktık...

Aynı günün akşamında akşama doğru kazasız belasız Troya'ya (Alexandria Troas. R.A.) vardık. Ama gemimizi fırtınalı batı rüzgârından korumak için biraz bekledik...

Daha sonra karada daha kırk adım bile tarlalara doğru yürümemiştik ki çok güzel bir ova gördük. Burada toprağın kara ve küllü olduğunu gördüm. Ama bunun da ötesinde, elimdeki bir aletle farklı yerlere delikler açtım. Yanımdakilerle beraber şaşkınlıkla gördük ki, yanık kentlerde ve yanmış çiftliklerde gördüğümüz gibi, toprak oldukça siyahlaşmıştı. Bu topraktan, bir parça Avrupa'ya getirdim.

Daha sonra aynı Troya tarlalarında çok sayıda Türk köylüsünü tarlalarda çalışırken gördük. Bu bölge ile ilgili başka bilgiler ve tarladaki ürünlerden almak için kendilerine yaklaştık. Bizi o kadar itaatkâr bir şekilde karşıladılar ki, Troya topraklarındaki pekçok bilgiyi bizimle paylaştılar. Ama aynı zamanda tarlalarındaki Türk karpuzu gibi pekçok ürünü bize verdiler. Aynı zamanda bazı şeyleri keşfetmek için bize kılavuzluk etmek istediler..."